Kategori: Konu Dışı
Takıldığım bir forumda “Medyada sizi rahatsız eden şeyler” diye bir başlıkla karşılaştım ve cidden düğmeye basılmış gibi oldu. Artık bu zamana kadar içimde biriktirdiklerimi dökebileceğim bir ortam vardı, işte orda yazdıklarımı biraz daha ayrıntılı olarak burda sizlerle paylaşmak istedim…
En başta Anahaber bültenlerini el alalım. Seçim dönemine kadar işler tıkırındaydı, malzeme boldu. Söz gelimi , parti liderlerinin birbiriyle atışmalarını, meydanlardaki nutukları yayınladıkları zaman haberlerin büyük kısmı zaten bitmiş oluyordu. Ama seçimler bitip de her şey belli olduktan sonra biraz rahat batmış olacak ki ortamı gerecek haberlerin ardı arkası kesilmiyor. Ortam biraz gerildikten sonra, kimin kiminle ne yaptığını iyi öğrenmemiz gerektiğinden dolayı(!) magazin haberleri fırlıyor. Üstelik normal zamanda o kadar yayınlanmasını geçtik , anahaber bülteninde yayınlanıyor, tabii ki az sonralar eşliğinde, anahaberimiz buna kalmışsa yazıklar olsun…
Bunların dışında bir de yerli dizilerimiz var. Bir çoğu ucuz taklitler olmaktan öteye geçemiyor. Her geçen gün sayıları artıyor, arttıkça kalite bir o kadar düşüyor. Ortalık çöplüğe dönmüş durumda. Eski dizilerin sürekli tekrarları yayınlanıp duruyor. Bir çoğunda mankenler ve şarkıcılar oynuyor. (Öte yandan kardeşleriminde Selena ve Acemi Cadı’yı izlemesinden bıkmış durumdayım
) Bana göre “Lost ve Hero” nun bu kadar tutulmasının nedeni, Türkiye’de kaliteli dizilerin pek olmayışıdır.
Dikkat ettiniz mi bilmiyorum. Tartışma programlarının geneline bakın, zıt karakterli insanların özellikle bir araya getirilmesi nedendir sizce? İki insan zıt fikirlere sahip olup medenice tartışabilir ama yayıncı arkadaşlar zıt karakterlileri tercih ediyorki millet bağrışma izlesin. (Abi ATV’yi aç kavga var) Zemin hazırlandıktan sonra sonuç zaten kaçınılmaz oluyor , sonra reytingler tavan yaptı diye övünsünler…
Bide özellikle haftasonları gece boyu maç tartışabilen insan-robotlar var. Bu insan-robotların sanki istatistikleri veriyolar ellerine al bunu 10 defa oku-anlat tarzında. Bunlarda “gece boyunca” makine gibi konuşup duruyor. Ayrı ayrı bir çok kanalda aynı muhabbetler dönüyor, futbolcular-taraftarlar yerden yere vuruluyor. İnsan 1-2 kanalda görünce tamam işte olur diyor ama 10 kanalda birden aynı tip programları görünce başka yayınlayacak şey olup olmadığını düşünüyor…
Son olarak bir de reklam araları mevzuu var ki üzerine bir ton laf sayılabilir. Artık haber aralarında bile 8 dk reklam veriyoruz, bi yere ayrılmayın denebiliyor sonra 30 saniyelik bi kapanışın ardından haber bülteni sonra eriyor, şaka gibi… Aynı şey film ve dizi sonlarında da geçerli tabii ki ama ne de olsa bunlara uzun zamandan beri alışkınız di mi
Yazdıklarım biraz kopuk kopuk oldu farkındayım, aslında burda daha yazmadığım aslında çok şey var ama yaz yaz artık bi yere kadar…
Aynı şeyler sizi rahatsız ediyor olabilir veya etmiyor olabilir görüşlerinizi bekliyorum ![]()
Bugün 1 defa okunmuş
En son 28-08-2008 tarihinde okunmuş
# Suzan | 05 Eki 2007 | 14:57 |
merhaba! yeni siten(her ne kadar sadece ben yeni görsem de aslında:D)hayırlı uğurlu olsun.
Yazında da gayet önemli yerlere dikkat çekmişsin. Ben de magazinlerden, artık haber aralarına bile konan(çıldırmamak işten bile değil) reklamlardan(olmasın demiyorum, ne de olsa kanalların sermayeye ihtiyacı var kaliteli yapımlar yapmak için)bıkmış durumdayım. Hem o kadar reklamdan o kadar para alıyorsun, karşılık olarak bize daha sağlam yapımların gösterilmesi gerekir. Onun yerine kendi ünlüler dünyasında kabul ettikleri ahlak(!) kurallarını halka da onaylatmaya çalışıyorlar; ve ne yazık ki bunda cahil kesim üzerinde başarılı da oluyorlar. Bir ülkenin medyasının kalitesi o ülkenin selameti açısından çok önemli bir şeydir bence. Sonuçta insanlar televizyonda gördükleri şeylere çok inanıyorlar, başka ülkeleri bilemem ama ülkemizde bunun gerçek olduğu kesin maalesef. Bu nedenle bazı şeylere özellikle dikkat etmek gerekir, yapımların özellikle insanlara doğruyu gösteren mesajlar içerecek nitelikte olması gerekir. Örneğin, çok basit bir şey söyleyeyim: dizideki adam sigara içiyor, izmaritini de denize veya yere atıyor; ama bu hareketin yanlış olduğuna dair herhangi bir uyarı yapılmıyor. Tamam, bunu yapan dizinin “kötü adam”ı olabilir, ama sigarayı denize attığı için kötü adam olmadığını hepimiz biliyoruz sonuçta, bir uyarının muhakkak yapılması lazım ya da hiç o hareketin yapılmamış olması lazım, gidip ızgaralı(bilmiyorum tam olarak ne deniyor o özel çöp kutularına)çöplükte söndürebilirdi sigarasını. Zaten sigara içmesi bile başlı başına yanlış bir örnek teşkil etmekte… Belki çok ufak şeyler bunlar ama, önemli. İnsanlar bunu görüp, uyarı olmadığı için farkına varmadan bilinçaltına bu yanlış davranışların önemsiz olduğu yerleşiyor ve fırsatını bulduklarında bunu yapmaktan çekinmiyorlar. Daha pek çok örnek var aslında ama okuyanların canı sıkılmasın, değil mi ama?